BASINA, KAMUOYUNA; YENİ BİR MARAŞ KATLİAMI İSTEMİYORUZ
Cumartesi, 02 Nisan 2016 13:17

Emperyalist ülkelerin şekillendirdiği Ortadoğu haritası en başından beri sorunluydu. Bu nedenle ne savaşlar eksik oldu, ne de katliamlar, sürgünler, göçler…

Bu bataklıktan uzak durmaya çalışan Türkiye; AKP iktidarı ile birlikte politika değiştirerek; gölün içine balıklama daldı. AKP’nin böyle davranmasının temel nedeni “mezhebi gaileler “di. Herkesle dost, herkesle komşu olması, kendi sınırları içinde tüm yurttaşlarının devleti-hükümeti olması gereken AKP; elindeki ”Mezhep” ayracı ile ne yazık ki herkese zarar verdi ve vermeye de devam ediyor. Savaştan, depremden, selden kaçanlar kim olursa olsun onlara herkes kapısını açar. Bu bir insanlık görevidir. Ancak bu durumdan insanlık dışı faydalar elde etmeye çalışmak ancak AKP gibi hükümetlere yakışır.

Sen şimdi savaşı kışkırt, taraf tut, tuttuğun tarafı besle, donat, sev, yücelt, cephede savaşanların ailelerini ülkene davet et, onların bakımını üstlen, barındır ve onları aynı zamanda hem Avrupa’ya hem de Alevilere karşı kullan. Biz Aleviler, bu topraklarda bu oyunu defalarca gördük, işin aslını biliyoruz.

Örneğin 1978 Maraş katliamını hiç unutmadık.

Maraş’ın şeriatçı-faşist zenginlerinin planlarıyla toprak vaadi ile kandırılmış Sünni köylüler, faşist milislerin önderliğinde Maraş’ta; devletin, polisin askerin gözleri önünde; denilebilir ki onların izniyle, Alevilerin işyerlerine, mahallelerine, sokaklarına, evlerine saldırdılar. Bu saldırlar günlerce sürdü. Yüzlerce Alevi, yaşlı –genç, hunharca katledildi.

Yaraları sarmak, bu derin travmayı atlatmak kolay olmadı.

Katliam öncesi il nüfusunun yaklaşık yüzde otuzu Alevi iken bu rakam katliam sonrası yüzde beşlere düştü. Aleviler şehri terk etti.

Antep’e, Adana’ya, Mersin’e büyük kentlere göç ettiler. Bir kısmı ise Kıbrıs’a Britanya’ya kadar uzandılar. Bu göç edenlerin iş yerleri, fabrikaları evleri, tarlaları, bağları, meraları kimlerin elinde kaldı?

Kimler yok pahasına kapattı? Maraş katliamının önemli amaçlarından biri de bu değil miydi?

Şimdi aradan 38 yıl geçtikten sonra aynı senaryo yeniden sahnelenmek isteniyor. AKP hükümeti, Suriye’de savaşmakta olan Cihatçılar, İŞİDciler, El-Nusracılar’ın ailelerini Alevi köylerinin ortasına yapacağı 27 bin kişilik bir kasabaya yerleştirecek. Bu ailelerin erkekleri Suriye’de Alevi köylerini yakıp yıkan, onları katleden, ağızlarından ve ellerinden kan damlayan ve böylece Cennete gideceklerini sanan katillerdir. Şimdi bunları getirip Maraş’ta Aleviler ile kapı-komşu yapmanın anlamı nedir? Bu durum yeni bir Maraş katliamının habercisi değil midir? ?

1978 katliamına, katılmamış, onaylamamış, hatta lanetlemiş Sünni komşularımızla aramızı açmanın, onları taraf olmaya zorlamanın bir işareti değil midir? ?

Biz Alevi kurumları olarak 25 milyon Aleviler adına burnumuzun dibinde böyle komşular istemiyoruz. Zaten her gün, her yerde bombaların patladığı, yüzlerce insanımızın katledildiği şu kaos ortamında, yeni çatışma alanlarının yaratılmasına izin vermeyeceğiz.

Hükümet cihatçıları çok seviyorsa, götürüp Rize’nin Güneysu kasabasına yerleştirsin. Biz istemiyoruz.

Saygı ile kamuoyuna duyurulur.

ABF (ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU)

HACI BEKTAŞ-I VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI

PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ

ALEVİ KÜLTÜR DERNEKLERİ

DEMOKRATİK ALEVİ DERNEĞİ

AKADER

 

 
MARAŞ DULKADİROĞLU İLÇESİ SİVRİCE HÜYÜK MAH.(KÖYÜ)NE HAREKET
Cumartesi, 02 Nisan 2016 11:49

 

AKP Hükümeti; Suriye’de Alevileri katleden cihatçıların ailelerinden oluşan 27 bin kişiyi; Kahramanmaraş’ta Alevi köylerinin ortasına inşa edeceği bir kasabaya yerleştirmek istiyorlar. Bu girişimi yeni bir Maraş Katliamının ön hazırlığı olarak algılıyoruz. Buna izin vermeyeceğiz.

Bunun için aşağıdaki gün ve saatte, belirtilen adreste olacağız, hazırlığı protesto edeceğiz.

Sevgi ve saygılarımızla,

Tarih:03.04.2016

Saat:13.00

Yer: Dulkadiroğlu İlçesi Sivrice Hüyük Mah.(Köyü)

Not: Otobüs saat 23.00’da Pir Sultan Abdal Kültür Derneği genel merkezi önünde (Ziya Gökalp cad. No.16) Maraş Dulkadiroğlu İlçesi Sivrice Hüyük Mah.(Köyü)ne hareket edecektir.

 

 
ENSAR VAKFINDA 45 ÇOCUĞA TECAVÜZ EDİLMESİ VE BU KONUNUN KAPATILIP ÜSTÜNÜN ÖRTÜLME ÇABASI
Perşembe, 31 Mart 2016 13:36

ENSAR VAKFINDA 45 ÇOCUĞA TECAVÜZ EDİLMESİ VE BU KONUNUN KAPATILIP ÜSTÜNÜN ÖRTÜLME ÇABASI

“Ensar Vakfında 45 çocuğa tecavüz edilmesi Akp iktidarının 14 yıl da geldiği utanç tablosunun tam özetidir.”
“Cesaretli 8 öğrenci ailesi 6 Mart tarihinde Karaman Devlet Hastanesi'nde kontrolden geçen çocuklarına tecavüzü raporla belgelemişlerdir”

Yeryüzünde hiç bir insan, hiç bir inançlıya, inandığı için kin beslemez. Beslememeli de.

Birçok Dindar insanın inandıkları dinlerinin kendilerini iyi bir insan olma konusunda motivasyon sağladığını biliyoruz.

Bizler Alevi-Bektaşi ve bileşenleri olarak İnsanların inançlarını özgür bir biçimde yaşamak istemelerini ve buna da haklarının olduğuna inanıyoruz, anlıyoruz ve saygı duyuyoruz.

"Türbanlı bacılarımızı üniversiteye almadılar" diye yola çıkanlar, çocuk istismarlarına, tecavüzcülerine karşı çıkıp gerekli yasal işlemleri yapacaklarına, yasa ve kanunları uygulayacaklarına aksine ‘Savunma’ durumuna geçmiş pozisyondalar…

Bu olayın açığa çıkmasından sonra soruşturan savcıları görevlerinden alıp sansür uygulayanlar Adeta “Müslüman, Müslüman’ın ayıbını örter” mantığıyla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu Ensar Vakfındaki özellikle çocuklara yaşatılan Cinsel İstismarı “Buna bir kere rastlanmış olması hizmetleri ile ön plana çıkmış bir kurumumuzu karalamak için bir gerekçe olamaz.” diye savunmuştur.

İstismarın, tecavüzün adı! Din adı altında Kur'an kurslarında işlenmektedir.

“Bir kere rastlanmıştır..!”

“Abartmayın!”

“Bir kereyle bir şey olmaz mantığı..!”

Devletin bir bakanının ağzından çıkmaktadır.

Yani şunu mu anlamamız gerekiyor.

“Birkaç tane daha toplu tecavüz olsun, sonra karalarsınız. O zaman icabına bakarız!” demeye mi getiriyorlar.

Vatandaşlara  “EDEP YAHU” diye seslenenlere aynı şekilde hitap etmek gerek “EDEP YAHU!”

Bunların kendini destekleyenlere de saygısı yok.

“Çocuk istismarı için verilen önergeyi elbirliği ve oy birliği ile ret ettiler.”

Temel bozuk ise bina çöker. Cehalet fazilet değildir. Bilinçli bir şekilde cahil bıraktırılmış halklardan Cehalet çıkar. 45 çocuğa aylarca tecavüz edilecek ve o vakfı yönetenler bunu bilmeyecek!?

Üstelik bu olayı ortaya çıkaran gazeteci de İl’in Mülki Amirinden, Emniyet Müdüründen ve Parti Yöneticilerine kadar hepsinin haberi olduğunu da söylemiştir.

Geçmişte Köy Enstitüleri, günümüzde Nesin Vakfı, Matematik Köyü, özellikle de sizin tarihin en karalama kampanyasıyla “mum söndü oynuyorlar “ diye iftira attığınız Alevilerin; Alevi Bektaşi Fedarasyonu, Pir Sultan Abdal Derneği ve bunlar gibi Vakıf – Dernek bileşenlerinde Hele ki özellikle de çocuklara istismar, tecavüz yoktur.

Karaman’lılardan ses çıkmıyor... Müslüman’ız, Müslümanlık bu değil diyenlerden ses çıkmıyor... Yandaş Medya’dan, Başbakandan, meclisteki 317 AKP Milletvekillerinden özellikle Karaman Milletvekillerinden, Validen, Belediye Başkanından, Milli Eğitim Bakanından, Kadın ve Aileden Sorumlu Bakandan, İl Milli Eğitim Müdüründen, ailelerden vs vs ses çıkmıyor... En çok da bu çocukların ailelerinden ses çıkmaması insanı üzüyor...

Ortada eşitsizlik, haksızlık ve adaletsizlik, istismar, tecavüz varsa inandığımızı söyleme hakkımızın da olduğunu savunuruz.

Onlar! Ne kadar üstünü örtmeye, unutturmaya, kanıksatmaya çalışırlarsa çalışsınlar, aksine unutmayıp, hatırlatıp ve hatta teşhir etmeye çalışırız.

Çünkü çocuklar bize insan olmamızı, masumiyetimizi, kirlenmemişliğimizi gösteren yegâne varlıklardır.

Çocuklarımıza sahip çıkmak geleceğimize sahip çıkmaktır.

Çünkü çocuklar geleceğimizdir.

 


Alevi-Bektaşi Federasyonu

Genel Başkan

BAKİ DÜZGÜN

 

 
SORUNLARIN SİLAH VE SAVAŞLA DEĞİL, MÜZAKERE MASASINDA ÇÖZÜLECEĞİNİ UMUT EDİYORUZ.
Çarşamba, 13 Ocak 2016 12:33

KAMUOYUNUN BİLGİSİNE

30 Aralık 2015 tarihinde Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ve Demokratik Alevi Dernekleri olarak“ Savaşlar Olmasın, Çocuklar Ölmesin” şiarıyla başlattığımız 3 günlük açlık grevi süresinde ülkemizin Kürt illerinde yaşanan savaşa ve ölümlere dikkat çekmek, ülkemizde daha fazla ölümler yaşanmasın, barış yeniden ve derhal tesis edilsin diye Alevilerin barış taleplerini yeniden dile getirmiştik. İzleyen süreçte açlık grevimiz tüm illerdeki örgütlerimize yayılmış ve süresiz dönüşümlü olarak 12 Ocak 2016 tarihine kadar devam etmiştir.

Devamını oku...
 
AÇLIK GREVİNDE 12. GÜN / SAVAŞLAR OLMASIN, ÇOCUKLAR ÖLMESİN!
Pazar, 10 Ocak 2016 00:00

30 Aralık 2015 tarihinde “SAVAŞLAR OLMASIN, ÇOCUKLAR ÖLMESİN!” şiarıyla başlattığımız açlık grevimiz dönüşümlü olarak devam ediyor. Açlık grevine Pir Sultan Abdal Derneği Genel Merkez, Yenimahalle Şube, Ankara Şube ve Demokratik Alevi Derneği üyeleri açlık grevine devam ediyor.

Devamını oku...
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 7 / 276
Laik ve Bilimsel Eğitim için 8 Şubat'ta Kadıköy'de Mitingdeyiz!..
13 Şubat'ta uyarı boykotundayız...
aleviRAPOR

Giriş Formu



Kimler Sitede

Şu anda 13 konuk çevrimiçi

İstatistikler

Üyeler : 2533
İçerik : 1474
Web Bağlantıları : 9


.